info@tokattso.org.tr | +90 356 214 10 33 | Online İşlemler
Giriş

HESABINIZA GİRİŞ YAPIN

Kullanıcı adı
Şifre *
Beni Hatırla

Haberler

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat, Tokatlıların şeker fabrikasını satın almalarına imkan sağlandığını ifade ederek, "Farklı bir gelişme olmazsa Turhal Şeker Fabrikası 11 Nisan günü açık artırma yöntemi ile ihale edilerek satışa sunulacaktır. Şeker fabrikaları bu ülkeyi seven ve değerini bilenler için Misak-ı Milli’dir" dedi.

Tokat’ın Turhal ilçesindeki Muammer Tuksavul Şeker Fabrikası’nın Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde satış yöntemi ile özelleştirilmesi kapsamına alınmasına karşı Tokat’ta konsorsiyum oluşturuldu. Seyir Tepe Sosyal Tesislerinde düzenlenen basın toplantısında Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat başkanlığında sivil toplum kuruluşları başkanlarının katılımı ile yapıldı. Başkan Arat, 2011 yılından başlamak üzere milletvekilleri, odalar, pancar ekicileri kooperatifi, belediye başkanları işbirliği ve koordinasyon içerisinde, Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmemesi, özelleştirilecekse blok satıştan çıkarılarak, ayrı olarak satışa sunulması için yoğun çaba sarf edildiğinin altını çizdi. Toplantıya Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Yalçın Bekler, Tokat Ticaret Borsası Başkanı Lütfi Bora, Tokat Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Mehmet Bekçi, Tokat Esnaf ve Sanatkarları Kredi Kooperatif Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan, Turhal Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Çenesiz, Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Fehmi Çankaya, Ziraat Odası Başkanı Ahmet Dökülen ile birlikte meslek örgütü liderleri ve basın mensupları katıldı.

Gelinen noktada Turhal Şeker Fabrikası blok satıştan çıkarılarak ayrı satışa sunulacağının altını çizen Başkan Arat,"Tokatlıların bu fabrikayı satın almalarına imkan sağlanmıştır. Farklı bir gelişme olmazsa Turhal Şeker Fabrikası 11 Nisan tarihinde açık artırma yöntemi ile ihale edilerek satışa sunulacaktır. Şeker fabrikaları bu ülkeyi seven ve değerini bilenler için Misak-ı Milli’dir. Bu bağlamda bizler, bu anlayıştan yola çıktık ve konsorsiyum oluşturmak suretiyle, pozisyonumuzu, her türlü gelişmeye hazırlıklı olmak üzerine almaya çalışıyoruz. Oluşturmaya çalışacağımız söz konusu Ortak Girişim Grubu çalışmaları Tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin kılavuzluğunda yürütülecektir" dedi.

Başkan Arat, Turhal Şeker Fabrikası’nın Tokatlılara kazandırılması ile ilgili hak arama süreci, bu aşamada uzlaşmayı, işbirliğini ve sorumlulukla hareket etmeyi gerektirdiğinin altını çizerek, "Bu konularda farklı taraflar ne kadar farklı noktalarda durursa dursunlar yine de arada ortak olan bir söz bulunmalıdır. Şeker fabrikasının Tokatlılara kazandırılmasının en önemli şartı, bu ortak sözü bulmak ve bu ortak söze gelebilmektir. Dolayısıyla, bu sürece zarar verecek söz ve eylemlerden kaçınmamız gerekmektedir. Eğer bu süreç bizlerin tüm uğraşlarına, çabalarına karşın, Tokat’ın ve Tokatlıların mağduriyetiyle son bulacak bir noktaya taşınır da, Tokat’ın üstüne çok kötü bir yağmur yağmaya başlarsa, Tokatlılar olarak kocaman bir şemsiyenin altında toplanacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın" diye konuştu.

Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Yalçın Bekler ise, şeker fabrikasının özelleştirilmesine değil özelleştirme metoduna karşı olduklarını söyledi. Tokat’a katkı sağlamak isteyen herkesi bu çatı altında birleşmeye davet eden Başkan Bekler, "İş adamlarımıza çağrıda bulunuyorum. Şeker fabrikasının çalıştırılacağı, Tokat’a katkı sağlayacağı her türlü platformda konsorsiyumla alakalı atılacağı adıma pancar ekicileri ve bütün sivil toplum kuruluşların yer alacağını ifade etmek istiyorum. Bu sürece de siyasilerimizin destek verdiğini görüyorum. Bu anlamda ’kardeşim şeker fabrikası satılıyorsa bende yüzde 5 hisse alıyorum bende varım’ deme cesareti gösterelim. Yoksa bunu siyasi rant haline getirirsek, burada konuştuklarımızı tarih yazar siyasi rant haline getirenleri de tarih yazar ve çocuklarımız bizi unutmazlar. Burada bizim bir vebalimiz var. Mademki özelleşiyor o zaman biz buna talip olmayız. Pancar ekicileri olarak biz buna varız. Tokatlı iş adamlarını Tokat’a katkı sağlamak isteyenleri bu çatının altına davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Başkan Arat'ın yaptığı konuşmanın tam metni:

Sayın Basın Mensupları,

Bilindiği gibi, Turhal Şeker Fabrikası,  Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde “Satış” yöntemi ile ayrı ayrı özelleştirilecektir.

Bu bağlamda, öncelikle şeker fabrikalarının özelleştirilmesi süreci ile ilgili kısa bir hatırlatma yaparak sözlerime başlamak istiyorum.

Turhal Şeker Fabrikası’nın da içinde bulunduğu Türk Şeker’in özelleştirme işlemlerinin 31.12.2018 tarihine kadar tamamlanmasına, ÖYK’nın 2016/ 67 sayılı kararı ile  21 Kasım 2016 tarihinde karar verilmiştir. Yani Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi kararı yeni alınmış bir karar değildir.

Yine bilindiği gibi Turhal Şeker Fabrikası portföy C kapsamında, Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker Fabrikaları ile birlikte blok satış yöntemi ile 2009 ve 2011 yıllarında satışa sunulmuş ve yapılan iki ihaleyi de, ilk ihalede 606 milyon dolar ve  ikinci ihalede 656 milyon dolar fiyat veren AK-CAN ŞEKER kazanmış ancak ihale iptal edilmiştir.

Öncesi de vardır ama özellikle bu tarihten, yani 2011 den başlamak üzere sayın milletvekillerimiz, odalarımız, pancar ekicileri kooperatifimiz, belediye başkanımız işbirliği ve koordinasyon içerisinde, Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmemesi, özelleştirilecekse blok satıştan çıkarılarak, ayrı olarak satışa sunulması için yoğun çaba sarf etmiştir.

Sayın Basın Mensupları,

Biz bu düşünceye katılır ya da katılmayız. Ancak gerçek olan bir konu vardır ki, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hususu siyasal iktidarımızın almış olduğu bir karardır. Hükümetimiz, devletin üretimden çıkmasını ve  eğitim, sağlık, ulaşım gibi makro düzeydeki yatırımlara ağırlık vermesini ve şeker üretim işinin özel sektör tarafından yapılması gerektiğini düşünmektedir.

Atacağımız her adımda bu gerçeği dikkate almalı ve bize yararı olmayan kuru hamasetten vaz geçmeliyiz.

Hiç şüphe yok ki, elbette Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmemesini ve bu ihalenin iptal edilmesini çok arzu ederiz.  Bu bağlamda; gerek Turhal Şeker Fabrikamızın özelleştirme kapsamından çıkarılması, gerekse, bunun mümkün olamaması durumunda hükümetimizin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine yönelik politik tercihinde Tokat’a bir ayrıcalık sağlaması için yerel siyasi otorite, ticaret odaları, Pancar Ekicileri Kooperatifi, yerel yönetimler olarak her türlü girişimde bulunulmuştur ve ihale sürecine girilmiş olmasına rağmen bu girişimlerimiz halen de sürdürülmektedir.

Bugün geldiğimiz nokta, Turhal Şeker Fabrikası blok satıştan çıkarılmış ve ayrı satışa sunularak, Tokatlıların bu fabrikayı satın almalarına imkan sağlanmıştır.

Farklı bir gelişme olmazsa Turhal Şeker Fabrikası 11.04.2018 tarihinde açık artırma yöntemi ile ihale edilerek satışa sunulacaktır.

Şeker Fabrikaları bu ülkeyi seven ve değerini bilinler için “Misak-ı Milli” dir.

Bu bağlamda bizler, bu anlayıştan yola çıktık ve bir Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) oluşturmak suretiyle,  pozisyonumuzu, her türlü gelişmeye hazırlıklı olmak üzerine  almaya çalışıyoruz.

Oluşturmaya çalışacağımız söz konusu Ortak Girişim Grubu çalışmaları Tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi'nin kılavuzluğunda yürütülecektir.

Turhal Şeker Fabrikasının Tokatlılar olarak oluşturmaya çalıştığımız Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) tarafından satın alınabilmesi, yöre ve ülke ekonomisine katlı sağlaması için her türlü desteği, mücadeleyi, uğraşıyı, çabayı gücümüz ve imkanlarımız ölçüsünde vereceğiz.

Bu süreçte, Tokat Merkez veya ilçe ayrımı yapmaksızın,   yerel medyamızın, tüm kamuoyunun, toplumun ileri gelenlerinin, siyasi parti temsilcilerimizin, meslek odalarımızın,  STK’larımızın, eski yeni siyasetçilerimizin ve tüm Tokatlıların her koşul ve ortamda bizlere destek vermelerini arzu ediyoruz.

Bu süreçle ilgili iki noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Birincisi bu basın toplantısı,  merak ve endişe içerisinde olan kamuoyunun beklentilerini gidermeye yönelik, kısıtlı açıklamaların yapıldığı bir toplantıdır. Yaptığımız çalışmalar ticari rekabeti içeren toplantılar olduğu için tüm detayları bu süreçte sizlerle paylaşamıyoruz.

İkincisi Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi süreciyle ilgili olarak gerek sosyal medyada, gerekse basında hoş olmayan ve doğru bilgileri içermeyen açıklamalar okumaktayız. (yumruğumuzu masaya vururuz, siyasi zeminde çalışmalar yapılmalıdır gibi)

Söylenenlerin, bizim bizzat içinde bulunduğumuz çalışmalarla ve gelişmelerle uzaktan yakından alakası yoktur.

Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi süreciyle ilgili yapılan dezenformasyonlar, uygunsuz açıklamalar ve çarpıtmalar, siyasi kışkırtmalar için mümbit (verimli) bir zemin oluşturur. Bu zeminden kendileri için yarar sağlamak isteyenlerin ve bu çarpıtmaları kaşıyanların sayısı çoğalır. Yaşananları anlama çabası ve başkalarını dinleme ihtiyacı dibe vurur. Kutuplaşma derinleşir, yıkıcı rekabet alevlenir, siyasi ortam daha bir kırılgan bir hale gelir.

Oysa Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi hususu çok hassas bir konudur ve siyasetle de yakın ilişkisi vardır. Topluma örnek olması gereken kişilerin sorumlulukla hareket etmesi, aklına geleni söyleyerek yangına körükle gitmemesi gerekir.

Turhal Şeker Fabrikasının Tokatlılara kazandırılması ile ilgili hak arama süreci  bu aşamada uzlaşmayı, işbirliğini ve sorumlulukla hareket etmeyi gerektirir. Bu konularda farklı taraflar ne kadar farklı noktalarda durursa dursunlar yine de arada ortak olan bir söz bulunmalıdır.

Şeker fabrikasının Tokatlılara kazandırılmasının en önemli şartı, bu ortak sözü bulmak ve bu ortak söze gelebilmektir.

Dolayısıyla, bu sürece zarar verecek söz ve eylemlerden kaçınmamız gerekmektedir.

Eğer bu süreç bizlerin tüm uğraşlarına, çabalarına karşın, Tokat’ın ve Tokatlıların mağduriyetiyle son bulacak bir noktaya taşınırda, Tokat’ın üstüne çok kötü bir yağmur yağmaya başlarsa, Tokatlılar olarak kocaman bir şemsiyenin altında toplanacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın!

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından İnşaat Sektöründe faaliyet gösteren üyelerimiz için İş Sağlığı ve Güvenliği konulu bir seminer düzenlendi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı(ÇSGB) İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ile İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonunun iştirakiyle düzenlenen, 'Geleceğimizi güvenle inşa edelim' konulu seminere inşaat sektöründe faaliyet gösteren üyelerimiz katıldı. ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Kurt'un da katıldığı seminerin ilk oturumunda, Güvenlik Kültürü konusu İSG Uzmanı Muhammed Furkan Kahraman, Cephe İskeleleri ve Sütunlu Çalışma Platformları konusu İSG Uzmanı Nurullah Taş, Geçici Kenar Koruma Sistemleri ve Düşmeyi Durdurucu Sistemler konusu İSG Uzmanı Ahmet Esat Korkut, İnşaat Sektöründe Kullanılan Kişisel Koruyucu Donanımlar konusu ise İSG Uzmanı Ali Burak Özdemir tarafından gerçekleşti. Odamız Meclis Başkanı Ali Özer, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erol Can ve Dursun Över, Odamız Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Kaya, Hacı Ahmet Turan, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adına Tokat Müteahiitler Derneği Başkanı Murad Şahin ile birlikte Tokat TSO Genel Sekreteri Sinan Ardil, Tokat SGK İl Müdürü Turgut Pekdemir ve Tokat İŞ-KUR Müdürü Bekir Fındık'ın katıldığı seminerde 2'inci oturumda 3 ek sunum daha yapıldı. İnşaat Sektöründe İs Sağlığı ve Güvenliği Denetimleri konulu sunum İş Başmüfettişi İbrahim Gökhan Korkutan, İnşaat Sektöründe Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Süreçleri konulu sunum İstatikçi Kamil Öz ve Uzman Yardımcısı Esma Doğan ve son olarak Etkili İSG Eğitimleri konulu sunum ise ÇSG Eğitim Uzmanı Berna Yazar Aslan tarafından gerçekleştirildi.

Odamız Meclis Başkanı Ali Özer yaptığı konuşmada; Tokat Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Türkiye'de olduğu kadar Tokat'ta da ekonominin lokomotifi olarak gördükleri inşaat sektörüne yönelik yapmış oldukları çalışmalara bir yenisinin daha eklenmesine vesile olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek sözlerine başladı. Başkan Özer: "Bugün 'geleceğimizi güvenle inşa edelim' sloganıyla gerçekleştirilen bu seminerin, önümüzdeki süreçte kazasız, belasız, bilinçli ve çok daha güvenli bir çalışma ortamı oluşmasına ciddi katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Malumunuz 2009 yılında göreve geldiğimizden beri ciddi çalıştaylar düzenlediğimiz sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. Hatırlanacağı üzere; zaman zaman imar noktasında önü kapalı bir sektörün yeniden ivme kazanması için yaptığımız çalışmaları hepinizin katılımlarıyla gerçekleşen ortak akıl toplantılarıyla şekillendirmiştik. İmarın önünün açılabilmesi için karar alıcılarla sizleri bir araya getirmiş 2009'dan beri dönem dönem bir araya getirmeye özen gösterdik. Yine bu salonda bulunan bir çok arkadaşımızın da katılım sağladığı bu toplantılar sonrasında güzel sonuçlar alan bir komisyon oluşturmuş ve sektörün nefes alabilmesine katkı sağlamıştık. Benzer toplantılarda dile getirilen konulardan birisi de iş sağlığı ve güvenliğine yönelik sizlerden gelen talepler olmuştu. Biz de arkadaşlarımızla bir karar aldık ve havaların mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor olmasıyla birlikte çok yakın bir zamanda sektörün yoğun tempoyla çalışmaya başlamasından önce bu konuyla alakalı bir çalışma yapalım istedik. İl Müdürlüğümüz nezdinde Bakanlığımız ve Müteahhitler Konfederasyonumuzun da verdiği destekle bu seminerden sezon başlamadan önce faydalanılmasını istedik" şeklinde konuştu.

İşverenlerle aynı tarafta olduklarını söyleyen ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Kurt amaçlarının mümkün olduğunca iş kazaları ve meslek hastalıkların önüne geçmek olduğunu söyledi. Kurt: "İş kazaları sonrasında oluşan manevi ve maddi kayıpları hepimiz biliyoruz. Belki manevi tarafı daha büyük ama maddi kayıpların da müteahhitleri çok zor duruma düşürdüğünü iyi biliyoruz. Bu tür durumların yaşanmaması için yaptığımız bu ve benzeri çalışmalarla işverenimizi ve çalışanlarımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bir konunun daha altını çizmek istiyorum. Burada müteahhitlerimizin sayısının çok fazla olduğunu görüyorum. Müteahhitlerimiz iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yaptığı harcamaları maliyet değil bir yatırım olarak görsünler. Çünkü hepimiz biliyoruz ki olası bir kazada manevi ve maddi kayıplarla karşı karşıya kalınabiliyor. 1 milyon liraya kadar paralar ödemek durumunda kalabiliyor. Hatta çoğu zaman sahip oldukları marka değerinde bile değer kayıpları gözlemlenebiliyor. Katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyorum" dedi.

 

'SRC 5 Eğitimi'ne Davet

  • %AM, %21 %516 %2018 %11:%Şub

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilecek olan SRC 5 Eğitimi için ön başvurular başladı. Eğitim programına katılmak isteyen tüm vatandaşlarımızın son başvuru tarihi olan 26 Şubat 2018 Pazartesi günü mesai bitimine kadar Odamıza müracaat etmeleri gerekmektedir.  Eğitime katılmak isteyen vatandaşlarımızın yapacağı ön başvuru esnasında aşağıdaki belgelerin ibrazı gerekmektedir.

* Nüfus Cüzdanı Fotokopisi,

* Ehliyet Fotokopisi,

* SRC 2-3-4 Belgesi Fotokopisi (hangisi mevcutsa)

* Mezuniyet belgesi (Yoksa mezun olduğu okuldan alınacak yazı)

* İkametgah belgesi

* 1 adet vesikalık fotoğraf

* Cep telefonu numarası (Kayıt esnasında alınacaktır)

 

Ayrıntılı Bilgi İçin;

Mustafa Erdi Atılgan

Tokat TSO Araştırma ve Etüt Görevlisi

0356 214 10 33 (Dahili 1117)

GÜVENLİ İNŞAAT SEMİNERİ'NE DAVET

  • %AM, %21 %390 %2018 %08:%Şub

22.02.2018 saat:13:00'da Odamız Toplantı Salonunda İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü işbirliği ile Güvenli İnşaat Semineri düzenlenecektir.

İnşaat sektöründe ceza uygulamalarına maruz kalan üyelerimizin bilgilendirilmesi, alınması gereken tedbir ve önlemler konusunda bilgilendirme yapılacaktır.

Sektör temsilcilerimizin katılımlarını bekliyoruz.